< 24 saat açık - Blogcu




beklenen adamın geri dönüşü








ve



perde..




muppet show




tigre..ya syrus bu askerlik ne zaman bitecek..yeter artık

syrus..eh ..bu yaşa kadar kaldın..temelli kalırsın..sevdin de..

tigre... dimi yaa... nereye sevdim..kahve yok..kahve yapan yok..ahhh..deniz yok..mis gibi kokan ekmek yok..

syrus...ee alışıksın sen ..o zaman da sabahın köründe kalkıyordun..şimdi de..

tigre .. o zaman kendi işimdi..

syrus.. iyi ya bu da biz rahat uyuyalım diye..

tigre..bu muppet show karakterlerine dönüştük biz de..haberin ola..

syrus..doğru valla..5 ayın 4 ayı dedikodu yaptık..halimiz onlara benzedi..

tigre..hadi ben kaçtım..nöbetim var..siz rahat uyuyun..

syrus..sen nöbette uyuma da biz rahat uyuruz elbet..



.........................



tigre 40 gün sonra dükkanına geri dönüyor..



haberiniz ola



s a v u l u n..



ipeksol/syrus

aha..fatih bey asker de....mi




-  of..ipek ya..şimdi önümde deniz, orman, kuşlar cıvıldıyor, kelebekler uçuşuyor...offf..off..hayata bir bak


- yani fatih ...sana kim dedi asker öncesi 5 yıldızlı otele yerleş diye...gitseydin birliğine ..teslim olsaydın bir an önce..


- 12 sinde gel dediler ipek


- ne...duymuyorummm..kıssana şu müziğin sesini..ya fatih diskodan mı arıyorsun beni..


- ne diskosu ya..saçmaladın ha..diskoymuşşşş...ya pool bardayım..birazdan sabah jimnastiği başlayacak..ona katılacağım..


- aha..ne jimnastiği...sana yaptıracaklar jimnastik askerde..gitsene birliğine..


- 12 sinde gidecem ipek..


- öğleden sonra teslim ol bari..


- aa..olurmu ..tekne turu var öğlen..scubalarımla mavi derinliklerde olacağım..


- ya ne işin var şimdi dalmakta...üşütüceksin yine..anan bile gelip iğne yapamaz orada..


- hehehehe...ben bulurum yaptıracak birini ipek...merak etme canım arkadaşım benim..


- bulursun dimi.... fatihhhh...oğlum bu ses ne böyle..


- su sesi o..jakuzi keyfi yapıyorum.....sırtım tutulmuş ..çok ağrıyor..


- hee...yine üstü açık uyudun dimi..göreceksin birliğine gidince üstü açık uyumayı nöbette..


- 12 sinde ipek 12 sinde


- ay tamam fatih ..kapat telefonu da keyfine bak sen


- bakıyorum zaten ipek..


- ooopppsss








asker öncesi abuk sabuk konuşmalar...






- ya fatih...oğlum bu odanın hali ne böyle..


- e ipek bavullar onlar ...ama henüz kapamadı anam kapaklarını...


- e normaldir..kadıncağızın biraz ağırlık çalışması lazım...


- amaaaannnn...abartıyorsun sende...bir kaç tane pantolon ve kazak..


- haklısın sayısız tişort...ya fatih sen askere mi gidiyorsun...


- ya giyinmeyecekmiyiz orada..


- e...giyineceksin tabiii...ama bunları değil herhalde..


- ya ipek deli etme beni...bunlar hafta sonu için..


- tamam anladım fatih...sadece hafta sonu .....aaaa...bu ne böyle


- cd çalar, 2 telefon, saç kurutma makinası, jöle , deniz şortlarım ,scubalarım,    birkaç spor ayakkabı, eşortmanlarım...alllaaaaahhh şapkalarımı unuttummm..iyiki hatırlattın..


- ? ..dimi...fatihhhh  ...oğlum bu kahve makinesi ?...


- ee kahve içmeyeyim mi orada..aa sende bizi iyice asker yaptın ha..


- valla haklısın ..götür makineyi ...de bu colombia kahvesi ne onu anlamadım...


- ya baban getirmişti ya onu...orada şimdi içemem başka kahve...


- dimi ya...bak unutuyorum bazen... fatihhh...bişi soracammm...


- sor ipek..zaten sorma desem de soracaksın...


- fatihhh ..peki bu ne..


- ya hakkaten vazgeçtim ipek...sorma valla..


- ay tamam gidiyorum ben...





bilinmez




kopar yüreğindeki tel apansız

biter en güzeli başlangıçların

hangi yanıdır sessizce kanayan

bilinmez

.................




çok uzak





çok uzak ve çok beklenen

bir şey var gibi

doluyor akşamlarına birden

batırıyor canına sivri dişlerini

az değil  bekleyişlerin öğrettiği..


................................




....bilmem oldu mu?








haylaz bir çocuk gibiyim...herşeyi kırıp döküyorum...zaman başını benim gömdüğüm sulardan çıkarıp karşıma dikince bana sürekli gülümseyen güneşe oklarımı saplıyor ve onu kanatıyorum...

sanki kan bütüm öfkemi , huzursuzluğumu yatıştırıyor, beni yeniden dingin bir insan haline getiriyor...sonra yeniden güneşe sarılıyorum..onu yüreğime bastırıyorum...sapladığım okları çıkarıyorum ama izleri kalıyor...ben o izleri yok sayıyor , görmezden geliyorum.adeta mutsuzluktan besleniyor mutluluğum..



SEVGİ ADINA


VAR OLMAYAN BİR ŞEYDİ SEVMEK
KİMİLERİ TERSİNİ SÖYLEMİŞSE DE...


aşk



aşkın büyüklüğü, sürekliliğindendir...aşk doğuşu gibi bitmiyorsa yaşanmaya değerdir..çünkü aşk " öyle bir zehirdir  ki, ateşli mağaralarda hüküm süren siyah yılanlar gibi onu içine çeker, sonra gökyüzünde dağılarak akar, sonra yağmur damlalarına bürünerek düşer ve susamış ruhlar onu emer de bir dakikada sarhoş olur, bir yılda ayrılır, bir asırda ölürler."







özlemekse eğer...





insan elinin yarattığı yapay dünyalar çok yoruyor beni.doğanın sükunetini özlüyorum, derenim şırıltısını, ağaçların hışırtısını , dalların çıtırtısını, kuşların müziğini özlüyorum...sonsuz bir dinginlik içinde yitip gitmeyi, kendimi unutmayı özlüyorum...


........

........


« Önceki :: Sonraki »